TurkGame

Linkleri
Görmek İçin Üye Olmalısın
TurkGame

Oyunların ve Oyuncuların Buluştuğu Yeni Nokta !


    TEMEL FIKRALARI>>>

    Paylaş
    avatar
    Noix * Dark Sha[d]e

    Boğa Benim Mesaj Sayim : 30
    Rep Gücü : 95
    Rep : 109
    Kayıt tarihi : 01/09/09
    Yaş : 24
    Nerden : Ankara

    paylaşım puanı
    paylaşım paylaşım :
    99/20  (99/20)
    Karızma Karızma:
    1111/100  (1111/100)

    TEMEL FIKRALARI>>>

    Mesaj tarafından Noix * Dark Sha[d]e Bir Salı Eyl. 01, 2009 10:48 pm

    BILET
    Bir gün Temel seyahata çikacakmis, bilet almak için otobüs gisesine gitmis.
    Giseci de Dursun'mus.
    Temel bir bilet istemis. Dursun siraya geçmesini söylemis. Ama sirada kimse yokmus.
    Temel bir kez daha bilet istemis. Dursun yine siraya geçmesini söylemis.
    Temel sinirlenmis ve yine bilet istemis tekrar ayni cevabi alinca Temel Dursun'a iyi bir osmanli tokati atmis.
    Yerde kendine gelmeye çalisan Dursun :
    -"Çim vurdu baga.." diye bagirinca Temel: -"Habu kadar adamin içinde çimin vurduguni nerden pileyim"

    BİR KİLO
    Temel Istanbul'a gittikten sonra bir otele yerlesir.Otelin tuvaletleri o kadar temizdir ki siçmaya kiyamaz.Bir posete siçip atacagi yer arar.Tam o saatlerde 1 kilo altin çalinmistir.Polisler Temel'i elinde poset ile sarili bir sey görünce hemen yakalarlar.Posetin içine bakmadan tartarlar,tam 750 gr. dir.Bunun 250Gr. ni ne yaptin deyip bir güzel döverler.Sonra posedin içindekinin altin olmadigi anlasilir ve Temel'i serbest birakirlar.Temel bu olaydan sonra köye geri döner.Köy ahalisi:

    Temel'e:

    -Istanbul nasildi biz de gidelim mi?

    diye sorarlar.

    Temel ise:

    -Siz siz olunda sakin Istanbul'a gitmeyin.Istanbul da 1 kilo siçmayanin agzina siçiyorlar.

    BİZİM KARI
    Mahkemede hakim, Temel'e sormus;
    - Kiminle evlisin?
    - Bizum kariylan!
    Hakim sinirlenmis,;
    - E, herhalde. Sen hic erkekle evlenen duydun mu?
    - Duydum tabi, nasil duymadum!
    - Kimmis,?
    - Bizum kari.

    BOYACI LAZ
    Laza karayollarını boyama işi vermişler. Laz başlamış çalışmaya. İlk gün tam 200 metre boyamış. İkinci gün 100 metre, üçüncü gün 50 metre. Artık dördüncü gün 10 metre boyayınca amiri Lazı çağırmış:

    - Hayırdır evladım iyi çalışıyordun ?

    - Ben yine iyi çalışıyorum

    - İyi ama dün 50 metre bugün de 10 metre boyamışsın.

    - E... haliyle. İlk günlerde boya kovasına gidip gelmek kolaydı, sonraları çok vakit almaya basladı.
    BULAŞIKÇI
    Temel bir lokantanin önünden geçerken "Bulasikçi Araniyor" ilanini görmüs.

    Hemen içeri girip patrona :

    -Pen ha purada pulasikçiluk yapapilirum.

    demis.Patron sormus:

    -Kaç dil biliyorsun?

    Temel hiç duraksamadan cevap vermis :

    -On tört

    Önce biraz sasiran patron sonra sinirlenmis ve :

    -Sen benimle alay mi ediyorsun?

    Temel :

    -Valla önce sen paslattun..

    BUZDOLABI
    Adamin birisi sabah kalkmis ise gidecekmis.

    Pantolonuna bakmis ütüsüz esine sormus:

    -"Bu niye ütüsüz??" Esi de demis ki;

    -"Ütümüz arizali aksam gelirken bir ütü al."

    Neyse adam aksam gelirken beyaz esya magazasina ugramis ve ütü fiyatlarini sormus.

    Ütülerin fiyati pahali gelince adam tezgahtara demiski:

    -"Sikimle bile kaldiracagim bir sey nasil bu kadar pahali olur?"

    Tezgahtar bunun üzerine patronunu çagirmis. Adam ayni seyi patronada söylemis. Daha sonra patronla iddiaya girmisler.

    Patron: -"Bu ütüyü kaldirirsan senin olur."

    Kaldirirsin, kaldiramazsin, derken adam takmis ütüyü alete ve kaldirmis sonra ütüyü evine götürmüs. Gece yatarken karisinin cani sevismek istemis, kocasina:

    -Bey hadi seviselim.."

    Adamdan hiç ses yok. Kadin bir iki sefer daha söylemis, adam en sonunda karisina dönmüs ve demiski:

    -"HANIM RAHAT DUR DA, YARIN BUZDOLABI ALMAYA GİDECEGİM."


    ÇAKTIRMA
    Bir gün temelle dursun denize balığa cıkmıslar.Aniden yağmur yağmaya baslamış,dalgalar insan boyundaymış.Tabi temelle dursun korkmuşlar temel başlamış duaya ''Allahım sen bizi sağ salim karaya cıkar sana 10 hamsi feda edeceğum.

    Dursun demiş ula temel 10 hamsi cok degilmudur?Temel demiş ''Caktirma karaya cıkınca hic vermeyecegum!!

    CEHENNEM SATIŞI
    Kayserili, Papa'nin cennetten yer sattigini isitince dogru Vatikan'a gitmis. Papa'ya:

    - Bazi Müslümanlar cehennemlik oldugu icin, demis, cehennemin tapusuyla anahtarini simdiden almak istiyorum.

    Uzun pazarliklardan sonra istedigi fermani ve anahtari elde etmis. Bunun üzerine zengin Hiristiyanlara yönelik bir reklam kampanyasina girismis:

    - Cehennemin tapusu ve anahtari bende. Cehenneme girmek istemeyenler, benden belge alabilirler. Cennet arsalarinin yari parasina...

    Kayserilinin elindeki fermani gören Hiristiyanlar, cehenneme kabul edilmeyeceklerine iliskin belge satin almaya baslamislar...

    Cennet müsterileri azalinca, Papa Kayseriliyi cagirtmis:

    - Al su verdigin parayi, ver cehenemin tapusuyla anahtarini!

    Kayserili:

    - Ben cehennemi sattim, demis. Geri almak icin cok para gerekli.

    - Ne kadar?

    - Heybenin iki gözü dolusu altin.

    Papa, caresizlik icinde ellerini iki yana actiktan sonra buyrugu vermis:

    - Doldurun bu Kayserilinin heybesini altinla!

    CENNET YEMEĞİ
    Lokantada karsilikli oturmus, Of'lu kabak ve Arnavut pirasa yiyordu.Arnavut pirasayi methederken, cennet yemegi deyince,

    Of'lu asil cennet yemegi kabaktir, dedi.

    Kabaktir, pirasadir diye atisirlarken cekmisler tabancayi, Ahciyada cagirip ona sormuslar:



    "Dogru soyle bakalim, once cenetten kabak mi cikti, pirasa mi?

    Zavalli ahci bakmis ki durum fena, isi soyle tatliya baglamis:



    "Adem babamiz cennetten cikarken kabagi eline almis, pirasayi da kilic gibi beline kusanmis da oyle cikmis."
    CEPÇİ
    Temel'in arka cebinden cüzdanı çalınmıştı.

    -Hırsızın elini cebine soktuğunu farketmedin mi?

    -Pi elin cebume cirdiğini farkettum ama kendi elum miydi, değil miydi onu farkedemedum.

    ÇEVRECİ TEMEL
    Sabahın erken saatinde avdan dönen Temel, kayığını kıyıya çektikten sonra balıkçı kahvesine doğru yürür.

    Kahvedekiler yalnızca sağ ayağı dizine kadar ıslak olan Temel`e sorarlar :

    -Ula, balık vuriy mi?

    Temel :

    -Yok yahu ne gezer

    -Madem baluk vurmayi ayağın niye dizine kadar islandi.

    Temel küçümseyerek yanıtlar :

    -Uşağum, haçan denizde sigara içeyrim.İzmariti suya atınca basıpta söndirmeyecek miyum oni?

    ÇİN
    Bir gün uluslar arası en uzağa sıçma yarışması düzenlenir. türklerin temsilcesi olarak temel seçilir.finale 3 kişi kalır .ingiliz fransız ve bizim temel.
    ingiliz piste cıkar ve 20cm öteye sıçar. fransız piste cıkar ve 24cm öteye sıçar.

    sıra temele gelir.temel piste cıkar ve cok büyük kürültü büyük ışık cıkar herkez oraya bakar ve hiçbir bok parçası bulamazlar.

    fransız birinci olur.temel ertesi gün gazete alır ve fransızın birincilik sevincini görür.moreli bozulan temel hemen ikinci sayfayı çevirir ve ne görür ''inanılmaz olay, çine bok yağdı''

    COME HERE!
    Temel ve arkadaslari cay bahcesinde oturuyorlar. Tesadufen orda iki amerikali Turist cay iciyolarmis. Arkadaslari Temel'e 'Lan Temel hani sen iyi ingilizce bilurdun, ispat et bakayim. Cagir onlari gelusnler bureya, saa bi meyva suyu ismarlayacaguk' Temel bildigi bir kac kelimeyle, 'Hey, come here' der. Ve Turistler gelir. Arkadaslari 'Tamam temel inandik senin ingilizce bildigine, soylede yerlerine gidip otursunlar' Temel kafayi kasir, bisii soyleyecek gibi olur, icinden cikamaz, kalkar Turistlerin oturdugu masaya gider ve 'Hey, come here!'

    CÖZLERİMUZ GÖRMİY
    Temel Uzun Sokak(Trabzon'da bir sokak) ta yürürken kaldırımda dilenci bir kadına rastlar kadın,

    -Allah razı olsun yedi dene uşağım var kocamında benımde gözlerumuz görmiy , geçinemeyruk aç kaliyruk.
    Temel açır elini cebine atar birazda fazla para çıkarır ve kadına verir. Ama söylenmedende edemez.

    -Be kadın hem geçinemisınız hemde o kadar uşağınız var niye bu kadar uşak yaptınuz. Kadın görür gibi başını kaldırır Temel'e doğru bakar

    -Gözlerumuz görmiy dedum ya ! Ne ettuğumuzi bilmeyruk ki.
    DAVET
    Mimar Temel ve Mimar Cemal birbiriyle kavgalı. Mimar Cemal'in mimari ödül töreni var...

    Mimar Temel,

    - Törene davet ederse çesunlukle citmem. Etmezse hiç citmem, üstelik küserum.

    DESENE!
    Gurbette çalışan iki karadenizliden biri izinden dönmüş, hemşerisine havadis veriyordu ve "Memlekete kar yağdı; kurlar, çakallar köye kadar indi" ddeyince, arkadaşı:

    -Bir zarar verdiler mi?

    -Sizin çilli horozu çakal kaptı.

    -Peki, Karakaş neredeymiş?

    -Eşek, Karakaş'a tekme atarak öldürmüştü.

    -Eşek, değirmende değil miydi?

    -Değirmenden, babanın tabudunu getirmişti

    -Uyy! Babam öldü mü?

    -Öldü ya. Ananın ölümüne dayanamadı da.

    -Ah anam ah! O da mı öldü?

    -Eviniz yanarken kurtaramadık.

    -Uuyyy! Desene ocağım söndü!...

    DİVAN
    Isadami Temel, karisini evdeki divanin üzerinde muhasebecisiyle sevisirken yakaladi. Ertesi gün de konuyu arkadasi Dursun'a açti. Dursun:
    - Peçi ne yapacaksun bu durumda, diye sordu.
    - Pen da oni düsuneyrum, dedi Temel...
    Aradan bir kaç hafta geçti. Dursun yolda Temel'i görünce soramadan edemedi:
    - Ula ne ettun o meseleyi?
    - Hallettum, dedi Temel...
    - Kariyi mi bosadun?
    - Ula fistuk cibi kari bosanur mi?
    - Muhasebeciyi mi kovdun?
    - Haçan bütün defterler herifun elinde, nasil kovayim oni!
    - Peçi ne ettun?

    - Divani sattum...
    DOMUZ
    Caminin önünden gecerken Bektasi'nin biri nasilsa camiye girmis olan bir domuzu müezzinin koca bir sopa ile döve döve cikardigini görünce söyle demis:

    "Sofunun domuzunu görmüstüm ama domuzun sofusunu ilk kez görüyorum!"

    DÜN BURADA YOKTU
    Temel boğazda tekneyle turist gezdiriyor birgün bir Amerikalıyı alıyor başlıyolar gezmeye...
    Amerikalı bir saray görüyor.
    -Bu ne kadar zamanda yapılmış, diyor
    Temel :
    -5 yılda, diye cevap veriyor...
    Amerikalı :
    -Yazık bizde olsa 1 yılrda yapılırdı.
    Biraz sonra bir cami göruyor.
    -Bu ne kadar zamanda yapılmış, diye soruyor...
    Temel :
    -2 yıl, diye cevap veriyor.
    Amerikalı :
    -Yazık be bizde olsa 3 ayda biterdi, diyor.
    Temel uyuz oluyor duruma...
    Biraz sonra bi tarihi yapı daha göruyolar..gene soruyor Amerikalı...
    Temel :
    -2 ay, diyor.
    Amerikalı yine :
    -Yazık be bizde olsa 1 haftada biterdi, diyor.
    Temel iyice kıllanıyor.Tam o sırada Boğaz Köprüsü'nün altına geliyorlar...
    Amerikalı yukarıyı göstererek :
    -Bu köprü ne kadar zamanda yapıldı, diyor.
    Temel şaşkın şaşkın bakışlarla kafayı kaldırıp :
    -Hangisi? Bu mu? Bu dün burada yoktu yaa...

    ECZANE
    Pansiyoncu kadının evinde genç bir erkekle genç bir bayan oturuyordu. Pansiyoncu kadın sabaha karşı genç bayanın odasında bir gürültü duydu. Kalkarak bayanın odasına gitti ve orda delikanlıyı yakaladı.

    Genç adamın üstünde sadece pijamasının üstü bulunuyordu.

    "Burada ne işin var?" diye sordu.

    Delikanlı boynunu bükerek yanıt verdi:

    "Buraya sadece ilaç getirmek için geldim. Bu bayanın başı ağrıyormuş da..."

    Pansiyoncu kadın yataktaki bayanı ve ayaktaki delikanlıyı yukarıdan aşağıya süzdükten sonra:

    -"Peki,Yalnız sokağa çıkmadan önce eczanenizi kapasanız iyi olur!"

      Forum Saati C.tesi Tem. 29, 2017 1:52 pm